<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gezegen arşivleri - Havacılık ve Uzay Portalı</title>
	<atom:link href="https://www.havauzay.org/etiket/gezegen/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.havauzay.org/etiket/gezegen</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 28 Jul 2021 09:20:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Gezegenler Neden Yuvarlak?</title>
		<link>https://www.havauzay.org/neden-tum-gezegenler-yuvarlak.html</link>
					<comments>https://www.havauzay.org/neden-tum-gezegenler-yuvarlak.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ahmet Talha Polat]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 2020 17:41:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Havacılık ve Uzay Akademisi]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Evren]]></category>
		<category><![CDATA[Gezegen]]></category>
		<category><![CDATA[Gök Cisimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Havacılık ve Uzay]]></category>
		<category><![CDATA[Uzay]]></category>
		<category><![CDATA[Yıldızlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.havauzay.org/?p=392</guid>

					<description><![CDATA[Uzay boşluğuna baktığımızda görme şansını elde ettiğimiz birçok gök cismi; yıldızlar, gezegenler, gökadalar, uydular ve kümeler ya küresel ya da çembersel bir şekle sahiptirler. Bunun nedenini hepimiz merak etmişizdir ve kendimize “gezegenler neden yuvarlak?” sorusunu sormuşuzdur.  Bu sorunun cevabı, gezegenlerin nasıl oluştuğuna ve yer çekiminin çalışma prensibine bağlıdır. Evrenimizde gerçekleşen olayların fizik yasalarının bir sonucu olduğunu biliyoruz.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uzay boşluğuna baktığımızda görme şansını elde ettiğimiz birçok gök cismi; <strong>yıldızlar, gezegenler, gökadalar, uydular </strong>ve <strong>kümeler</strong> ya küresel ya da çembersel bir şekle sahiptirler. Bunun nedenini hepimiz merak etmişizdir ve kendimize “gezegenler neden yuvarlak?” sorusunu sormuşuzdur.  Bu sorunun cevabı, <strong>gezegenlerin nasıl oluştuğuna</strong> ve <strong>yer çekiminin çalışma prensibine</strong> bağlıdır. Evrenimizde gerçekleşen olayların <strong>fizik yasalarının</strong> bir sonucu olduğunu biliyoruz.</p>
<p>Evrende zaman ilerledikçe, her türlü gök cismi <strong>barındırdığı maddeler </strong>veya<strong> atomlar</strong> arasındaki çekim kuvvetleri nedeniyle, en az enerji harcayacağı <strong>geometrik şekle</strong> dönüşmeye başlar. Çünkü evrenimizin doğası gereği, tüm cisimler <strong>minimum enerji harcama</strong> eğiliminde oluyorlar.</p>
<p>Örnek vermek gerekirse, su damlaları düz bir şekilde olmak yerine küresel şekle bürünüyorlar. Bunun nedeni ise su moleküllerinin birbirlerine çekme kuvveti uygulamaları sonucu, minimum enerji harcama eğilimi yaparak, her defasında küresel şekle bürünürler.</p>
<p><strong>Yer çekimi</strong> nedeniyle bütün gezegenler,<strong> küresel</strong> ya da<strong> çembersel</strong> şekle sahiptirler. Güneş sistemimiz şekillenirken, milyarlarca <strong>gaz </strong>ve<strong> toz parçaları</strong> birleşerek büyüyen ve zaman geçtikçe gezegenler haline gelen kümeler halinde toplandı. Tüm bu gaz ve toz parçaları birleştikçe <strong>kendi yer çekimini</strong> oluşturmaya başlar ve bu da hepsini bir arada tutmaya yardımcı olur. Gaz ve toz parçalarının çarpışma kuvveti, yeni oluşan gezegenlerin<strong> ısınmasına </strong>ve<strong> erimesine</strong> olanak sağlar. Yerçekimi kuvveti, bu erimiş maddeyi içeriye yani<strong> gezegenin merkezine</strong> doğru bir küre şekline çeker. Daha sonra gök cisimleri soğuduğunda küresel şeklini alırlar. Gök cisimleri ve gezegenler tam olarak küresel veya çembersel şekle sahip değildirler. Çünkü aynı zamanda gezegenler kendi etrafında dönerler. <strong>Dönme kuvveti</strong> yerçekimine karşı hareket eder ve birçok gezegenin ve gök cisimlerinin <strong>ekvatorları</strong> etrafında daha fazla şişmesine neden olur. Gezegenlerin kendi ekseni etrafında dönme hızı arttıkça ekvatorları etrafında şişkinlikte artar.</p>
<p>Özetlemek gerekirse, evrenimizin temelinde olan <strong>fizik kuralları</strong> sonucunda ne dünyamız, ne diğer gezegenler, ne de yıldızlar düz bir şekilde bulunamazlar.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.havauzay.org/neden-tum-gezegenler-yuvarlak.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güneş Sistemi Nedir?</title>
		<link>https://www.havauzay.org/gunes-sistemi-nedir.html</link>
					<comments>https://www.havauzay.org/gunes-sistemi-nedir.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ahmet Talha Polat]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Aug 2020 08:52:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Havacılık ve Uzay Akademisi]]></category>
		<category><![CDATA[Gezegen]]></category>
		<category><![CDATA[Güneş]]></category>
		<category><![CDATA[Güneş Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Keşif]]></category>
		<category><![CDATA[Nebula]]></category>
		<category><![CDATA[Uydu]]></category>
		<category><![CDATA[Uzay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.havauzay.org/?p=136</guid>

					<description><![CDATA[Güneş sistemi, güneşin çekim kuvveti etkisiyle gezegenler, meteorlar ve gezegen uydularının güneş etrafında toplanmasıyla oluşan gök cisimleri topluluğudur. Binlerce yıldır güneş sistemini inceleyen bilim adamları, Güneş sisteminin oluşumuyla ilgili dünya çapında birçok teori ortaya atmışlardır. Ama bunların içerisinde en çok doğruluk payı olan 1796 ‘da matematikçi Simon Laplace tarafından bağımsız olarak ortaya atılan Kant-Laplace (Nebula) teorisidir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Güneş sistemi, güneşin <strong>çekim kuvveti</strong> etkisiyle <strong>gezegenler, meteorlar</strong> ve<strong> gezegen uydularının</strong> güneş etrafında toplanmasıyla oluşan gök cisimleri topluluğudur. Binlerce yıldır güneş sistemini inceleyen bilim adamları, Güneş sisteminin oluşumuyla ilgili dünya çapında birçok <strong>teori</strong> ortaya atmışlardır. Ama bunların içerisinde en çok doğruluk payı olan 1796 ‘da matematikçi <strong>Simon Laplace</strong> tarafından bağımsız olarak ortaya atılan <strong>Kant-Laplace (Nebula)</strong> teorisidir.</p>
<p><strong>Güneş Sisteminin Keşfi</strong></p>
<p>Bilim adamları binlerce yıldır gökyüzünde hareket ediyor gibi görünen<strong> ışık noktalarını</strong> takip ettiler. Eski çağlarda Yunanlılar <strong>“gezgin”</strong> manasına gelen gezegenler ismini verdiler. <strong>Mars, Venüs, Merkür, Satürn, Jüpiter</strong> antik çağ döneminde biliniyordu. Daha sonra teleskobun icat edilmesiyle <strong>asteroid kuşağı, uydular, Neptün, Uranüs, Plüton</strong> ve daha birçok uzayla ilgili yeni bilgilere ulaştılar. Gök bilimcileri, Güneş sistemini ve uzay ile ilgili nice bilgilere ulaşmak için günümüze kadar birçok <strong>uzay robotları, sonda ve astronotlar</strong> gönderdiler. Şimdiye kadar bir uzay aracı olan <strong>Voyager 1</strong>, eşiğini geçerek yıldızlararası uzaya ulaştı.</p>
<p><strong>Güneş Sistemi’nin Özellikleri</strong></p>
<ul>
<li>Güneş sistemindeki gezegenlerin tamamı elips şeklindeki yörüngeye sahiptir ama bazı gezegenlerin yörüngeleri birbirleriyle kesişir.</li>
<li>Gezegenlerin dönüş hızları birbirinden farklıdır.</li>
<li>En büyük gezegen Jüpiter, en küçük gezegen Plüton’dur.</li>
<li>Gezegenler hem kendi ekseni etrafında hem de güneşin etrafından batıdan doğuya doğu ya doğru dönerler.</li>
<li>Güneşe en yakın gezegen Merkür, araştırmalara göre en uzak gezegen ise Plüton’dur.</li>
<li>Dünya’nın 1, Mars ve Neptün’ün 2, Uranüs’ün 6, Satürn’ün 10 ve Jüpiter’in 12 uydusu vardır. Merkür ve Venüs’ün uydusu yoktur.</li>
<li>Güneş sistemindeki gezegenlerin dönüş hızları güneşe olan uzaklıklarına göre ters orantılıdır.</li>
<li>Güneş sisteminin yaşı tahminlere göre 4.6 milyar yıldır.</li>
<li>Toplam gezegen sayısı 8 ve cüce gezegen sayısı 5’tir.</li>
<li>Güneş sistemindeki toplam uydu sayısı 181 tanedir.</li>
</ul>
<p><strong>Güneş Sistemi Nasıl Oluştu?</strong></p>
<p>Günümüzde gökbilimciler, Güneş Sistemi’nin, Güneş <strong>nebulası</strong> olarak bilinen dev bir <strong>gaz ve toz bulutundan</strong> oluştuğunu düşünüyor. Nebula, yerçekimi nedeniyle çöktü ve bir disk şeklini aldı. Gaz ve toz bulutundaki malzemenin büyük bir bölümü Güneş’i oluşturmak için diskin merkezinde toplandı. Disk içerisindeki diğer kalan maddeler ise birleşerek gezegenler, asteroidler ve uydular gibi cisimleri oluşturdular.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.havauzay.org/gunes-sistemi-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uluslararası Uzay İstasyonu Nedir?</title>
		<link>https://www.havauzay.org/uluslararasi-uzay-istasyonu-nedir.html</link>
					<comments>https://www.havauzay.org/uluslararasi-uzay-istasyonu-nedir.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ahmet Talha Polat]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Aug 2020 10:58:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Havacılık ve Uzay Akademisi]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Gezegen]]></category>
		<category><![CDATA[Modül]]></category>
		<category><![CDATA[NASA]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Uzay İstasyonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.havauzay.org/?p=129</guid>

					<description><![CDATA[Uluslararası Uzay İstasyonu (International Space Station- ISS), Dünya yörüngesine yerleştirilmiş teknolojik bir uzay üssüdür. Bir araya getirilen birçok modüllerin birleştirilmesinden oluşur. İlk modülü 1998 yılında fırlatıldı. Daha sonra her geçen yıl modüller eklendi. İlk astronot ekibi 2 Kasım 2000 tarihinde gitti.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası Uzay İstasyonu (International Space Station- ISS), Dünya yörüngesine yerleştirilmiş <strong>teknolojik</strong> bir uzay üssüdür. Bir araya getirilen birçok <strong>modüllerin</strong> birleştirilmesinden oluşur. İlk modülü 1998 yılında fırlatıldı. Daha sonra her geçen yıl modüller eklendi. İlk <strong>astronot ekibi</strong> 2 Kasım 2000 tarihinde gitti.</p>
<p>Uluslararası uzay istasyonu, <strong>bilimsel</strong>, <strong>mühendislik</strong> ve <strong>araştırma</strong> odaklı, bugüne kadar gönderilmiş en büyük yapıdır. Uluslararası uzay istasyonu, <strong>15 ülkeyi</strong> temsil etmektedir ve<strong> 5 farklı uzay ajansı</strong> tarafından <strong>üretimi, tasarımı ve yönetimi</strong> gerçekleşmektedir. Tübitak, ISS ile çalışmalar yapmaktadır ama Türkiye resmi bir üyesi değildir.</p>
<p>Uzay İstasyonu Ne Kadar Büyük?</p>
<p>Uluslararası uzay istasyonu bir spor odası, 2 banyo ve 5 yatak odasına sahiptir. 6 astronotun rahatlıkla yaşamını sürdürebileceği bir istasyondur. Bitiş alanları da dahil olmak üzere bir futbol sahasını kapsayacak büyüklüktedir. Amerika Birleşik Devletleri, Rusya gibi birçok ülkenin <strong>laboratuvarları</strong> bu istasyonda bulunmaktadır.</p>
<p>Uzay İstasyonunda Yaşam</p>
<p>ISS yeryüzünden <strong>400 km</strong> yukarıda bulunmaktadır. Dünya çevresinde <strong>28.000 km/s</strong> hızla dönmektedir. Dünyanın çevresinde tam bir tur atması yaklaşık <strong>90 </strong>dakika sürmektedir. Bu zaman içerisinde astronotlar yaklaşık <strong>16</strong> defa gün doğumunu ve gün batımını görmektedir. Bu yüzden Astronotların <strong>biyolojik saatlerinin</strong> bozulmaması için uyurken karanlık bir ortam oluşturulur.</p>
<p>Astronotların günlük çalışma süresi ortalama <strong>10</strong> saattir. Uzay istasyonundaki astronotların yaşamını sürdürebilmeleri için bazı gereksinimlerin karşılanması gerekir. Uzay istasyonunda <strong>oksijen</strong>, suyun elektrolizi ile elde ediliyor. Uzay istasyonunda <strong>yemek</strong> için bir mutfak bulunmuyor, hazır, dondurulmuş ve kurutulmuş yiyecekler tüketiliyor. İstasyonda astronotlar<strong> idrarlarını</strong> özel yapılmış tuvaletlere yaparlar. Enerji ise istasyonun etrafına döşenmiş <strong>güneş enerji panellerinden</strong> sağlanır.</p>
<p>Uzay İstasyonu Ortakları</p>
<p>Uluslararası uzay istasyonu projesi <strong>15 ülkeyi</strong> temsil etmektedir ve <strong>5 katılımcı</strong> <strong>uzay kuruluşu</strong> tarafından projelendirilmiştir, bunlar:</p>
<ul>
<li><strong>NASA</strong></li>
<li><strong>ROSCOSMOS (Rusya Uzay Ajansı)</strong></li>
<li><strong>ESA (Avrupa Uzay Ajansı)</strong></li>
<li><strong>Kanada Uzay Ajansı</strong></li>
<li><strong>Japonya Uzay Keşif Ajansı</strong></li>
</ul>
<p><strong>Uzay İstasyonu Neden Önemli?</strong></p>
<p>Uzay ajansları, <strong>uzaydaki hayat</strong> ve <strong>uzay hakkında</strong> daha fazla bilgi edinmek için uzay istasyonunu kullanıyorlar. Uzay istasyonunda bulunan <strong>sağlık ekipleri</strong> uzay yaşamının insan üzerindeki etkilerini inceliyorlar. Böylece astronotlar başka bir gezegene gidecekleri zaman. Aylar ve yıllar boyunca uzun süreli yolculuklarda, <strong>mikro yerçekiminin</strong> sağlığını nasıl etkilediğini bilirler. Uzay istasyonunda Dünya’da yapılamayacak deneyleri yapacak laboratuvarlar bulunmaktadır. Bu yüzden uzay istasyonunda yapılan <strong>deneyler</strong> insanlık açısından önemli bir değere sahiptir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.havauzay.org/uluslararasi-uzay-istasyonu-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzay Nedir?</title>
		<link>https://www.havauzay.org/uzay-nedir.html</link>
					<comments>https://www.havauzay.org/uzay-nedir.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ahmet Talha Polat]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Jul 2020 12:06:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Havacılık ve Uzay Akademisi]]></category>
		<category><![CDATA[Asteroid]]></category>
		<category><![CDATA[Astronomi]]></category>
		<category><![CDATA[Atmosfer]]></category>
		<category><![CDATA[Enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Galaksi]]></category>
		<category><![CDATA[Gezegen]]></category>
		<category><![CDATA[Madde]]></category>
		<category><![CDATA[Uzay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.havauzay.org/?p=103</guid>

					<description><![CDATA[Bir dünyalının bakış açısına göre, uzay ya da feza, Dünya’nın atmosferinin dışında kalan, diğer gök cisimleri arasında yer edinen, gök cisimleri hariç, evrenin geri kalanındaki sonu olmadığı düşünülen boşluğa verilen isimdir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir dünyalının bakış açısına göre, <strong>uzay</strong> ya da <strong>feza</strong>, Dünya’nın atmosferinin dışında kalan, diğer gök cisimleri arasında yer edinen, gök cisimleri hariç, evrenin geri kalanındaki sonu olmadığı düşünülen boşluğa verilen isimdir.</p>
<p>Uzay, <strong>madde</strong> ve <strong>enerji</strong>den meydana gelen bir yapıya sahiptir. Uzayda yeryüzündeki bütün <strong>kanun</strong>, <strong>prensip</strong> ve <strong>kurallar</strong> büyük ölçüde değişir ve gerçekliğini kaybeder. Albert Einstein’nin <strong>görelilik teorisi</strong>ne göre uzay elastiki bir yapıya sahiptir. Uzay’da zaman kavramı yoktur, zaman insanların ileri sürdüğü bir kavramdır.</p>
<p>Atmosfer ile uzay arasında kesin bir sınır bulunmamaktadır ancak dünyamızın atmosferi ise yukarı çıkıldıkça incelmektedir. Uzayın ortalama sıcaklığı -270, mutlak sıcaklığı ise ortalama sıcaklığından farklı olarak -270 santigrat derecedir. Uzaydaki uzunluklar ise uzayın kendine has bir ölçü birimi olan <strong>ışık yılı</strong> ile ölçülür. Işığın tam bir yılda alığı yola <strong>ışık yılı</strong> denir.</p>
<p>Uzayda tahminen milyonlarca, hatta milyarlarca <strong>galaksi</strong> var olmaktadır, bu tahmini galaksiler ise araştırmalara göre milyonlarca sistemler,<strong> gezegen</strong>ler,<strong> asteroid</strong> ve <strong>meteor</strong>lardan meydana gelmektedir. Bu cisimler büyük hacimli ve kütleli cisimlerdir.</p>
<p>Uzay; karanlığı, boşluğu, büyüklüğü ve olayları insanlar için ilgi çekici, karmaşık ve araştırmaya değer olmuştur. Bu yüzden insanlar her devirde uzaya merak sarmıştır. Bu yüzden insanlık sürekli uzayın derinliklerini keşfetmek için icatlar yapmış ve var olan icatları geliştirmişlerdir.</p>
<p>Uzay ile ilgili hem en önemli hem de ilk olan icat <strong>teleskop</strong>tur. İnsanlar teleskopla yeni cisimler gördükçe uzaya merak sarmıştır. Devir değiştikçe insanlar daha güçlü ve dayanıklı icatlarla uzayı incelemiş ve bu sayede insanlığın uzay hakkındaki bilgi birikimi her geçen gün artmıştır. Bununla yetinmeyip daha ilerisini keşfetmek isteyen bilim adamları uzaya giderek daha fazla bilgi birikimi yapmıştır.</p>
<p>20. Yüzyılın ikinci yarısında ise dünyada uzaya yönelim artınca devletler tarafından uzay ile ilgili sanayinin üretimi ve geliştirilmesi desteklendi ve bu sayede <strong>güçlü füzeler</strong> üretme, <strong>yapma uydular</strong> geliştirme,<strong> ileri düzey teleskoplar</strong> üretme, <strong>uzay gemileri</strong> ve <strong>uzay istasyonları</strong> yapmayı başarmıştır. <strong>Uzay araştırmaları</strong> ise geniş bir araştırma alanına sahiptir. Ayrıca insanlar uzayı araştırmak için “<strong>astronomi</strong>” bilimini ortaya çıkardı ve bu sayede uzaya yönelim artmıştır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.havauzay.org/uzay-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
